Giriş Yap Üye Ol
Sepetim
Sepetinizde ürün bulunamadı...

Kargo {{ (sepetAltBilgi | map:'fiyat' | sum | number:2) }} TL

Ürünler {{ (sepetUrunler | map:'adet*tutar' | sum) | number:2}} TL

Toplam {{ (sepetAltBilgi | map:'fiyat' | sum)+(sepetUrunler | map:'adet*tutar' | sum) | number:2}} TL

Marka : Besttem

BESTTEM MULTİMMUN PLUS

  • Çocukların bağışıklık destekleyicisi
  • Çocuklar için bağışıklık destekleyici, C vitamini ve kalsiyum içerikli bitkisel karışımdır. İçerisinde tatlandırıcı yoktur. Bitkiler uygun oranlarda çözücülerde çözülerek yüksek antioksidan kapasitesinde sunulmuştur.
  • İçerisindeki bitki ve meyveler çocukların günlük besin ihtiyacını karşılamaya destek olabileceği gibi zengin besin içerik özelliğiyle çocukların bağışıklık sistemini de güçlendirmeye destek olur.
  • Besttem Multimmun Plus
  • ilaç ya da gıda takviyesi olmayıp, doğal bir karışımdır.
Multimum Plus’ın
içindekiler:
Polen, Keçiboynuzu Dut
Yumurta kabuğu Ekinezya Zencefil Zerdeçal Portakal.

POLEN
Polen; çiçekli bitkilerin üremek amacı ile oluşturdukları biyoaktif yapılar olup, arıların beslenmesi, balların sınıflandırılması ve sağlık alanında tedavi amacıyla kullanılmaktadır.

Polenlerin protein, karbonhidrat, lipit, enzim, vitamin, aminoasit gibi bileşenlerin yanı sıra adrenalin ve noradrenalin gibi hormon niteliğindeki biyoaktif bileşenleri de içermektedir.

Polenin yapısında bulunan zengin maddeler:
 1. Protein
2. Karbonhidrat
3. Lif
4. Çeşitli yağlar
5. Niasin (B3)
6. Piridoksin (B6)
7. Tiamin (B1)
8. Riboflavin (B2)
9. Pantotenik asit (B5)
10. Folik asit,
11. Tokoferol (E)
12. Askorbik asit (C)
13. Beta karoten
14. Potasyum (K)
15. Kalsiyum (Ca)
16. Magnezyum (Mg) 17. Çinko (Zn)
18. Demir (Fe)
19. Bakır (Cu)
20. Manganez (Mn) 21. Fosfor (P)
22. Fenolik maddeler 23. Aminoasitler
24. Yağ asitleri
25. Organik asitler 26. Biotin (H)

Özellikle çocukların büyüme çağında alması gereken vitaminleri karşılamaya yardımcı olur. İçerisinde bulunan aminoasit ve protein bakımından oldukça zengin olan polenin faydaları oldukça çoktur.
  

Kansızlığın giderilmesinde; alyuvar (kırmızı kan hücreleri) sayısını %25-30, hemoglobini %15 oranında yükseltir;
Vücudumuzu zinde tutar, Sporda yüksek performans sağlar,


İçinde bulundurduğu doğal antibiyotiklerle inatçı bağırsak iltihaplarını, yaralarını iyileştirir,
Kabızlık ve bağırsak tıkanmalarını ortadan kaldırır ve hemoroidi (basur) iyileştirir,

Yara ve yanıkların iyileştirilmesinde kullanılır, Aşırı sinir ve stresten kurtulup rahatlatır, İnatçı ishalleri tedavi eder,

Gelişme ve büyümeyi hızlandırır,
Görme sorunu olanlarda, görme yeteneğini artırır, Kılcal damarları etkileyip fazla kanamaya engel olur,

Kalp kasının çalışmasını güçlendirir,
Hücre yenileyicidir,
Soğuk algınlığında iyileştiricidir,
Düşünme yeteneğini arttırır, zekayı güçlendirir;
Kısa sürede hasta kişileri enerji ve canlılığa kavuşturur,

Mikrop öldürücüdür,
Deri ve göz kapağı iltihaplarını önler,
Solunum yolu hastalıkları ve iltihaplarının iyileştirilmesinde faydalıdır,
Yemeklerden yarım saat önce alınması halinde hem yenilen yemeğin yarayışlılığını arttırır hem de
iştah açar, kilo aldırır.

Gelişmekte olan çocuklarda ve gençlerde arı sütü ile birlikte kullanılan polen bedensel gelişimde çok faydalıdır.
Mükemmel gıda” olarak adlandırılan polen yaşam için gerekli pek çok unsur barındırır. B vitamini zindelik sağlarken karaciğer sağlığına da katkı sağlar.


Bir çay bardağı polende 2 kilo kemiksiz ve yağsız et ya da 12 litre sütte bulunan vücudumuz için elzem maddeler bulunur. Bu elzem maddeleri vücudumuz kendi kendine üretemez ve mutlaka dışarıdan almamız gerekir. Bir kaşık polen yiyerek vücudumuzun sağlığını koruruz.

Polen en kolay hazmedilen mükemmel bir gıdadır. Bütün sindirim işlemi sadece 2 saat sürer. İçeriği sayesinde en hızlı şekilde vücudumuzda dolaşır. Etkisi hızlı gelişir ve sindirim sistemini rahatlatır.

Vitaminler yanı sıra mineral deposu da olan polen düzenli tüketimde vücudumuzun ihtiyacı olan bütün mineralleri karşılar.
Protein kalitesi yüksek olup zengin bir protein ve aminoasit içerir. Bu da vücudumuzun zindeliğini arttırır.
   
    Doğal polen çok fazla Flavonoid içerir. En yakın takipçilerinden 200 kat daha fazla antioksidan özellik taşır. Bu özellik sayesinde hem vücudumuzu hastalıklardan korur hem de yaşlanmayı geciktirir.

Günde iki kaşık polen tüketimi ile neredeyse bütün vitaminlerden faydalı seviyede alınmış olunur. Protein kalitesi yüksek olup zengin bir protein ve
aminoasit içerir. Bu da çocukların zindeliğini arttırır.
   
    Polen en kolay hazmedilen mükemmel bir gıdadır. Bütün sindirim işlemi sadece 2 saat sürer. İçeriği sayesinde en hızlı şekilde vücudumuzda dolaşır. Etkisi hızlı gelişir ve sindirim sistemini rahatlatır.
Günde iki kaşık polen tüketimi ile neredeyse bütün vitaminlerden faydalı seviyede alınmış olunur.
Vitaminlerin yanı sıra mineral deposu da olan polen düzenli tüketimde çocukların ihtiyacı olan
bütün mineralleri karşılar.
   
   
 KEÇİBOYNUZU

Keçiboynuzu mineral madde açısından zengin bir meyvedir.
Keçiboynuzunda 100 g’de;
1. Potasyum (827 mg/100g),
2. Kalsiyum (348 mg/100 g),
3. Magnezyum (54 mg/100g),
4. Fosfor (79 mg/ 100 g),
5. Sodyum (35 mg/100g),
6. Selenyum (5 mg/100 g),
7. Demir (2.9 mg/100g)
8. Bakır (0.6 mg/100g)
   
    Şeker içeriği yüksek bir gıda olan keçiboynuzu, içerdiği yüksek miktarda suda çözünmeyen diyet lifi dolayısıyla glisemik indeksi düşük gıdalar sınıfında yer almaktadır. Diyet lifince zengin bir diyetin obezite, kardiyovasküler ve gastrointestinal hastalıklar gibi çağımızda sıkça rastlanan rahatsızlıklar üzerine önleyici ve iyileştirici etkileri bulunmaktadır. Keçiboynuzu mineral maddelerce zengin olup içeriğinde en fazla potasyum içermektedir.
   
    Çocuklarda, bakteri ve virüs kaynaklı diyarede, keçiboynuzu unu ve pekmezinin kullanımının diyare süresini kısalttığı tespit edilmiştir.
Pediatrik astım hastalarında yapılan çalışmada, en sık kullanılan alternatif tedavi yöntemlerinden biri % 31 bitki kullanımıdır. Çocuk astım hastalarında yapılan çalışmada (112) hastaların % 41.9’u keçiboynuzu, % 18.6’sı bitkisel karışım, % 15.6’sı ise dut pekmezi kullanmıştır.
   
    Potasyum, kalsiyum, sodyum, magnezyum ve demir mineralleriyle zengin bir besin kaynağıdır. Antioksidan özelliğiyle doğal bir antibiyotik özelliği olan keçiboynuzu, kalp ve damar sağlığına faydalıdır.
Kanı temizleme ve damar tıkanıklıklarını giderme özelliği vardır. Kış aylarında artan astım atakları ve bronşit hastalıklarına iyi gelen keçiboynuzu şiddetli öksürüklere karşı dahi çok etkilidir. Balgam söktürücüdür,
bu sayede öksürüğü azaltır.
   
    Bağırsak ve sindirim sistemine de olumlu etkiler sağlar, kabızlığı önler. Bağırsak kurdu, bağırsak paraziti gibi rahatsızlıkların tedavisinde etkili olur.
İçerdiği lifler dolayısı ile genel anlamda sindirim sistemini koruyucu özelliği vardır.
   
    Çeşitli alerjik hastalıklara karşı engelleyici ve tedavi edici özelliği vardır.
Soğuk algınlığının en bilinen tedavi yöntemi olarak bilinen keçiboynuzu, bağışıklık sistemini güçlendirir. Bu özelliği sayesinde soğuk algınlığına karşı vücudu korur.
İç organları temizler, vücuttan ağır metallerin ve radyasyonun atılmasını sağlar. Karaciğer, akciğer ve bağırsakları temizler.
   
    Şişkinliğe iyi gelir, midedeki şişkinliği gidererek mideyi rahatlatır.
Aneminin tedavisinde etkilidir, içeriğindeki E vitamini ile özellikle keçiboynuzu pekmezi anemiye iyi gelir. Keçiboynuzunun özellikle kansızlık şikâyeti olan bebeklerde çok faydalıdır.
   
    Keçiboynuzu, diyabetle savaşır. Kan şekerini düzenleyerek kötü kolesterolü azaltmaktadır ve bu bakımdan da şeker hastalığına karşı önemli bir antioksidan görevi görmektedir. Bunun yanı sıra keçiboynuzu, şeker hastalığının sebep olduğu halsizlik ve sürekli uyku halinin de önüne geçmek için faydalıdır.
Çikolata tüketimi için iyi bir alternatiftir; kakaoya oranla 2 kat kalsiyum içerir. Minik gurmeler için harika bir doping ve doğal tatlandırıcıdır.
   
    Keçiboynuzu, kusan bebeklere özel mamalarda kalınlaştırıcı ham madde olarak bile kullanılıyor. Aborijinlerin de bebeklerinin dişlerini kaşımaları için keçiboynuzunu doğrudan ağaçtan toplayarak kullandıkları biliniyor. Alerjik bir besin değildir.
   
    Keçiboynuzunun içerdiği gallik asit insan sağlığı üzerinde sayısız faydaları olan bir madde. Öksürük, kansızlık, grip ve kemik erimesine iyi gelir. Bronş rahatsızlıklarını açar, balgam sökücü özelliği vardır ve nefes darlığı gibi sorunları çözer. Keçiboynuzunun nefes darlığına karşı etkili olan bu etken maddesi hemen hemen başka hiçbir bitkide bulunmamaktadır.
   
 Keçiboynuzu buna ek olarak dişleri sağlamlaştırır ve diş etlerine sağlamlık kazandırır. Mide ve bağırsak sorunlarına iyi geldiği bilinmektedir. Etkili bir ağrı kesicidir. Ayrıca bağışıklık sistemini güçlendirir ve serbest radikalleri yok edici bir özelliğe sahiptir. Vücuda giren radyasyonun atılmasında rol oynar. Kandaki zehirli maddeleri temizleyen keçiboynuzu, tansiyon, karaciğer ve akciğer sorunlarında birebirdir. Üstelik kalbi de korur.
   
   DUT

 Anadolu’da  beyaz dut ve yapraklarının hastalıklara bazı iltihaplı hastalıklara karşı kullanıldığı Osmanlı’dan beri bilinmekte. Dutun yapraklarında kendine özgü doğal antibiyotik ve antiseptik özelliği olan etkin maddeler bulunmakta. Japon araştırmacılar da beyaz dut yapraklarının ekstrelerinin antioksidan yönünden çok zengin olduğunu tespit etmiştir.


100 gram dutta;

Protein 1.44 g
A vitamini 25 IU
C vitamini 36.4 mg
K vitamini 7.8 mcg
Sodyum 10 mg
Potasyum 194 mg
Kalsiyum 39 mg
Demir 1.85 mg
Magnezyum 18 mg
Folat 6 mcg
Lutein-zeaxanthin
136 mcg

?Sindirim sağlığını iyileştirmeye, kolesterolü düşürmeye, kan şekeri seviyesini kontrol etmeye, kan basıncını düzenlemeye, kanser riskini azaltmaya, kan dolaşımını, anemiyi ve beyin sağlığını iyileştirmeye, daha iyi bir kalp sağlığını korumaya, bağışıklık gücünü arttırmaya ve inşa etmeye yardımcı olur.
?Kan basıncını düzenlediği, iltihaplanmaları durdurabildiği ve kanseri engellediği belirtilmektedir.
   
    
?Dutun içinde bol miktarlarda bulunduğu belirtilen antioksidanlar, endojen ve eksojen kaynaklı antioksidanlar olmak üzere iki ana gruba ayrılır. Ayrıca antioksidanları enzim ve enzim olmayanlar şeklinde de sınıflandırmak mümkündür. Enzim olmayanların başında lipid fazda yer alanlar ?-tokoferol (E vitamini), ß-karoten ve likopendir. ß-karotenin, A vitamini öncülü olma özelliğinin yanı sıra lipit antioksidanı olması ve özellikle singlet oksijen olmak üzere serbest radikalleri temizleme gibi özelliklere,
   
    
?A vitamini ise büyüme, cilt gelişimi, görme fonksiyonları, üreme, kemik büyümesi, hücre bölünmesi ve farklılaşması ile enfeksiyonlara karşı vücut direncinin artırılmasında görev alır, ayrıca bağışıklık sistemini de güçlendirir. E vitamini, peroksitleri ve oksijen radikallerini nötralize ederek önemli bir antioksidan etkinliği yerine getirmektedir.
   
    
?Kansızlığa iyi gelir.
?Hazmı kolaylaştırır.
?Vücuda kuvvet verir.
?Karaciğeri kuvvetlendirir.
?Bağırsak kurtlarını düşürmeye yardımcıdır.
   
    
?Barındırdığı vitamin ve minerallerin yanında mikrop öldürücü özelliğine sahiptir.
?Ağız, bademcik ve boğaz iltihabı, diş eti hastalıkları ve öksürüğe karşı faydalıdır.
?Dutun yapraklarında kendine özgü doğal antibiyotik ve antiseptik özelliği olan etkin maddeler bulunmaktadır.
   
   
 YUMURTA KABUĞU

?Yumurta kabuğu 0,2-0,4 mm kalınlığında oldukça sert bir yapıya sahiptir. Yumurtanın yaklaşık %7,8-13,6'sını yumurta kabuğu ve iç-dış kabuk zarları oluşturur. Kabuğun küt kısmında bulunan yaklaşık 7000-17000 arasındaki gözenek yumurtanın hava ve nem alışverişini sağlamaktadır.
  
    
Yumurta kabuğu;

• %94 kalsiyum karbonat,
• Az miktarda kalsiyum fosfat (%1),
• Magnezyum karbonat (%1),
• Organik maddeler ve protein (%4) içerir.
    
    
Ayrıca organizma için yaşamsal olan bakır, flor, demir, manganez, molibden, sülfür, silisyum ve çinkoyla birlikte toplam 27 mikro elemente sahiptir.
Kabuk zarı:
• % 69,2 protein,
• % 2,7 yağ,
• % 1,5 nem ve
• % 27,2 külden meydana gelir.
    
    
Sağlık açısından yumurta kabuğu tozu

(YKT); osteoporozlu ve osteopeni hastalarında kemik mineral yoğunluğunu artırmak ve kalsiyum eksikliği tedavisi uygulamalarında kullanılmaktadır.
   
    
?Yumurta kalsiyumu ile yapılan çalışmalar 4-8 ay içerisinde kemik mineral yoğunluğunun etkinliğinin arttığını göstermiştir. Yapılan bir çalışmada; çözünebilen yumurta kabuk proteinlerinin, bağırsak epitelyum hücreleri arasından kalsiyum taşınmasında önemli rol oynadığını ve toplam kalsiyum taşınmasını %64 arttırdığı saptanmıştır.
   
    
?Farmakoloji alanında YKT’nin tabletten ilacın salınmasını kontrol etmek için ilaç katkı maddesi olarak kullanılabileceği belirtilmiştir. 

Bütün bunların yanı sıra kozmetikte ve cerrahi yanıklarda, ortopedi ve diş hekimliğinde tedaviye yardımcı olarak, kanser hastalarının tedavisinde kas artışı ve saç kalınlaşmasını sağlayıcı, sporcuların beslenmesinde performans artırıcı olarak da kullanılmaktadır.
   
    
Yumurta Kabuğundaki Vitamin C’nin Kemik Oluşumundaki Rolü


?Vitamin C, taze meyveler, sebzeler ve karaciğerde doğal olarak bol miktarda bulunur. Vitamin C, yumurta tavuklarının böbrek hücrelerinde D-glukozdan sentezlenir. Gerek taze meyve ve sebzelerdeki, gerekse hayvansal dokulardaki vitamin C pişirme ve uzun süre depolama şartlarında vitamin etkinliğini kaybeder. Vitamin C, antikorların yapımında ve fonksiyonlarını hızlandırmada, bağ doku, kemik ve kıkırdak dokuların oluşumu ve normal işlevlerini yapabilmelerinde, önemli görevler üstlenmişlerdir.
     
    
?Kalsiyum ihtiyacınızı karşılar.
?Günlük 3-4 porsiyon süt ve süt ürünleri tüketimi
kalsiyum ihtiyacımızı karşılamaktadır. ?Çocuklarda tırnak ve saç kırılmasını engeller.
   

?Diş eti kanamalarını azaltır.
?Kabızlığı giderir.
?Kronik soğuk algınlığına iyileştirici etkisi vardır. 
?Astıma karşı olumlu etkileri vardır.
   
   
 EKİNEZYA

?Ekinezya bitkisi herbası ve köklerinden hazırlanan preparatlar sıklıkla tekrar eden üst solunum yolu ve üriner sistem enfeksiyonlarının tedavisinde etkili bir preparat olarak önerilmektedir. Özellikle enfeksiyon hastalıklarında vücut direncinin doğal olarak artmasına ve harekete geçmesine yardımcı olur.
  
    
?Ekinezya’nın özellikle bağışıklık sisteminin gelişimine katkıda bulunması ve bunun yanı sıra antioksidan ve antiviral etkilere sahip olması ekinezya üretimini gün geçtikçe önemli kılmaktadır.
    
   
?Yapılan araştırmalara göre ekinazya nezlenin 12 klinik septomunu azalttığı bulunmuştur. Nezlenin ilk işaretleri görüldüğünde alınmalıdır. 

Sık sık tekrarlayan yerleşik müzmin bronşit, sinüzit de koruyucu olarak kullanılabilir. Ayrıca grip ve kulak enfeksiyonlarında da faydalı olduğu tespit edilmiştir.
    
    
?Soğuk algınlığı,
?Grip,
?Herpes (uçuk nedeni olan virüs),
?Sinüzit,
?Saman nezlesi,
?Solunum hastalıkları,
?Anti iltihabi hastalıklarda çok faydalıdır.
   
   
 ZENCEFİL

?Zencefil, tüm dünyada yiyecek, tatlı ve içeceklerde baharat olarak kullanılan popüler bir bitkidir. Zencefil, Asya’ya özgüdür ve eski zamanlardan günümüze kadar birçok hastalığın önlenmesi ve tedavisinde kullanılmaktadır. Yapısında lesitin, vitaminler, mineraller ve amino asitler gibi bileşikleri bulundurur.
  
    
?Hazımsızlık, hemoroit, mide bulantısı ve ağrıları, soğuk algınlığı, üşütme ve öksürük, unutkanlık ve hafıza zayıflığı, yorgunluk, yüksek kolesterol gibi bazı hastalık ve rahatsızlıkların tedavisinde kullanılmaktadır.
   
    
?Zencefil mide ve bağırsaklardaki gazı söktürür.
 ?Kusmaya ve mide bulantısına karşı son derece etkilidir.
?İshali ve bağırsak bozukluklarını giderir. ?Bağışıklık sisteminin güçlendirir.
?Regl ağrılarını azaltır.
   
    
?Öksürüğü keser.
?Metabolizmayı hızlandırır ve iştah açar. ?Sindirimi hızlandırır.
?Kas ağrılarını hafifletir.
?Solunum yollarını açar.
?Soğuk algınlığı, grip ve bronşit gibi hastalıkların tedavisinde kullanılır.
   
    
Enfeksiyonlara karşı zencefil

?Bağışıklık sistemini güçlendirerek enfeksiyonlara karşı tepkileri hızlandırmaya yardımcı olur.
?Zencefilin mantar enfeksiyonlarına karşı en etkili bitki olduğunu kanıtlanmıştır.
?Antiseptik etkisi sayesinde, mide ve bağırsak enfeksiyonlarına, hatta gıda zehirlenmelerine
karşı da etkilidir.
    
    
Zencefilin ağrı kesici özelliği

?Sinir uçlarındaki çeşitli uyarı alabilen özelleşmiş hücrelere etki ederek ağrı kesici özelliği olduğu belirtilmiştir. Doğrudan ağrıyı kesici ve ağrıya neden olan iltihaplanmaları hafiflettiği gözlemlenmiştir.
?Artrit (eklem yangısı) üzerinde olumlu etkileri olduğu, yapılan araştırmalarda ayakta diz ağrısını azalttığı ve osteoartritte etkili olduğu gözlemlenmiştir.
    
   
 ZERDEÇAL

Zerdeçal zencefil ailesine mensup
sarı çiçekleri ve büyük yaprakları olan, çok yıllık ve yumrulu otsu bir bitkidir. Ayrıca zerdeçal, zerdeçöp, safran kökü, sarıboya, zerdeçav, hint safranı ve turmerik olarak da adlandırılmaktadır. Tadı acı olup polifenolik bir bileşiktir.
  
    
?Sinirleri uyarır.
?İltihap gidericidir.
?Mideyi kuvvetlendirir.
?Nekahat devresini kısaltır.
?Gaz ve idrar söktürücüdür.
?Karaciğer için yararlıdır.
   
    
Verem gibi hastalıklarda faydalıdır. 
Soğuk algınlığı ve astımda faydalıdır. 
Hazmı kolaylaştırır.
Vücutta biriken zehirli maddeleri atar.
   
    
?Haricen deri rahatsızlıklarında yararlıdır. ?Solunum yolu enfeksiyonların tedavisinde
yararlanılır.
?Kansere karşı koruma sağlar ve tümör hücrelerinin çoğalmasını engelleyici özelliği vardır.
   
   Karaciğer hastalıkları, sarılık ve vereme karşı faydalıdır. Karaciğeri güçlendirir ve karaciğerden toksinlerin atılmasına yardım eder.

Safra kesesi ve safra yollarının fonksiyonel hastalıklarına karşı etkisi zerdeçal yararları arasındadır.

Antioksidan etkilidir. Antioksidan etkisinin E ve C vitaminlerinden daha güçlü olduğu görülmüştür.
   
    Zerdeçalın içerisinde yer alan kurkumin, doğal bir antienflamatu vardır. Bu sayede hastalıkların iyileşmesini hızlandırır, kronik enflamatuvar hastalıkların tedavi sürecini kolaylaştırır. Antioksidan bileşenler içeren zerdeçal vücudu kalp ve damar hastalıklarına, kansere ve metabolik sendroma karşı korur.
   
   Mevcut hastalarda ise tedavi sürecini desteklerken akut komplikasyonların gelişim riskini azaltır, hastalığın ilerleyişini yavaşlatır.
Zerdeçalın yapısında yer alan bileşenlerin beyindeki nöronların onarımını ve belirli ölçülerde çoğalmasını destekleyen bir tür büyüme hormonu olan beyin kaynaklı nörotrofik faktörün (BDNF) kandaki düzeylerini artırdığı tespit edilmiştir.

   
    Çocuklarda zeka gelişimini destekler, hafızayı ve bilişsel fonksiyonları güçlendirir.
Kalp ve damar hastalıklarına karşı korur, damar yapısını güçlendirir.
Hücresel yapıların güçlendirilmesine katkıda bulunarak kanserleşmeyi önler. Bu sayede tüm kanser türlerine karşı koruyucu etki sağlar.
   
    Zerdeçalın vücuda sağladığı bir diğer olumlu etki ise artrite karşı korumasıdır. Bu etkiyi de yine antienflamatuvar etkisi sayesinde gerçekleştirir.

Sağlık üzerine yukarıda sayıldığı gibi pek çok olumlu etkiler sağlayan zerdeçal, herhangi bir sağlık sorunu bulunmayan çocuklarda güvenle kullanılabilir.
   
  PORTAKAL

Turunçgiller beslenme yönünden önemli bileşikler içerir. Bunlar C vitamini, pektin, kalsiyum, diyet lifi, fenolik bileşikler gibi bileşiklerdir. Bu bileşikler sağlık açısından olumlu etkilere sahiptir.


Portakal, özellikle flavanoidler başta olmak üzere fenolik bileşikler, besinsel ve besinsel olmayan;
vitaminler, mineraller, besinsel lif, esansiyel yağlar ve karotenoitler bakımından zengin birçok önemli doğal kimyasal bileşikleri içermektedir.
   
    
• Portakal bağışıklık sistemini güçlendirir. Bir kış meyvesi olan portakal, soğuk havalarda özellikle grip tedavisinde kullanılır.
Sadece C vitamini değil, B vitamini, magnezyum, kalsiyum, lifler ve doğal şeker açısından da zengin bir içeriğe sahip.
Yapılan araştırmalara göre, portakal ve portakal suyu tüketmek lösemini riskini azaltıyor. Ayrıca portakal, kansere sebep olabilecek hücrelerle de savaşıyor.
   
    
•Zengin içeriği ile kalp sağlığını destekliyor. Bu meyve, kalbe kan pompalanmasına da yardımcı oluyor.
Portakal bol miktarda demir, çinko, bakır ve vitamin içeriği ile depresyona iyi geliyor. Stresle başa çıkmaya yardımcı oluyor.
   
    
İçeriğindeki magnezyum ile bağırsakların ve kasların daha iyi çalışmasını sağlıyor. Sindirim sistemini güçlendiriyor.
C vitamini kaynağı olan portakal, cilt sağlığına da fayda sağlıyor. Akne tedavisinde ve siyah noktaların giderilmesinde de kullanılıyor.


Portakalın sağlığa olumlu etkileri içeriğindeki doğal antioksidan özellikleri nedeniyle C vitamini ve flavonoidlerden kaynaklanmaktadır.
   
   

 Besttem Multimmun Plus Kullanımı:

Her gün sabah kahvaltıdan sonra •6 ay – 1 yaş arası: 3 damla,
•1 – 1.5 yaş arası: 6 damla,
•1.5 – 2 yaş arası: 9 damla,
•2 – 5 yaş arası: Çay kaşığı,
•5 yaş sonrası: Tatlı kaşığı içilebilir.
       
  
 •Bu ürün tamamen bitki ekstraktlarından elde edildiği için içerisindeki bitkilere alerjisi olanların kullanmaması, kullanımdan sonra alerjisini fark edenlerin ise ürünü bırakması gerekir.

•Kullanmadan önce mutlaka çalkalayınız. Tahta ya da plastik kaşık kullanınız.
 
 



  

  


  

 


www.tamdepo.com web sitesinden satın aldığınız ürünle ilgili yorum yazıp görüşlerinizi paylaşabilirsiniz.

  • {{item.tarihStr}}

    {{item.yorum}}

    {{item.uyead+" "+item.uyesoyad}}

    Bu Yorum Sizce Faydalı mı?

Ürünle ilgili daha fazla bilgiye mi ihtiyacınız var?

Mağazaya Sor

  • {{item.tarihStr}}
    {{item.baslik}}

    {{item.soru}}

    {{item.uyead+" "+item.uyesoyad}} Özel sorudur, sadece siz görebilirsiniz
    {{item.cevapTarihStr}}

    {{item.cevap==null ? 'Cevap bekleniyor...' : item.cevap}}

    {{item.kobiad}}

Arvashopping

Diğer Mağaza Ürünleri
Mağazaya Soru Sor